15 Şubat 2013 Cuma

Sevmek...

     Sevmek... Dünyanın en güzel hissi şüphesiz. Hayatı yaşamaya değer kılıp, insana yaşama sevinci veren duygu. Hani bir Ayşecik filminde hep bir ağızdan söylüyorlarya: ''Hayat sevince güzel''... Aynen öyle... Sevince her şey farklı görünür insana. En ufak şey bile mutlu eder. Birini sevmek ya da bir eşyayı,bir hayvanı ya da bir yeri sevmek... Sevdiğin şey ne olursa olsun içinde bir şeyler kıpır kıpır oluyorsa; onu gördüğünde, adını duyduğunda kalbin hızlı çarpmaya başlıyorsa tamamdır.
     İyi de sevgi nedir peki? İnsan bir şeyi ya da bir yeri neden sever? Ya da bir neden aranmalı mıdır sevgiye? Karşılıklı olması mı gerekir yoksa karşılık beklemez mi? Bir şehri sevdiğinizde şehir de sizi sever mi ki? Ya da birini sevdiğinizde onun da sizi seviyor olması sevginizi artırır mı? Sevgi ısmarlama mıdır yoksa nokta atışı mı?
     Ne olursa olsun insan bir şeyi severken o olduğu için sever. Bir şey beklemez karşılığında. Tamam, karşılıklı olursa daha da bir sarar insanı ama aslında bir beklentisi yoktur sevginin. İşte bu nedenle karşılıksız sevmeli insan.
     Siz de sevin... Yaşadığınız evi sevin, şehrinizi sevin, odanızı, yatağınızı sevin. Sizi bazen bıktıran küçük kardeşinizi sevin. İşinizi sevin... Ve tabi ki insanları sevin. Bir şey beklemeden, sadece insan oldukları için.
     Unutmayın, sevdikçe sevilir insan...
     Sevgiyle kalın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder